Yönetim Kurulu Başkanı'nın Mesajı PDF Yazdır e-Posta

Öncelikle, 2010 yılı boyunca bankamız performansının artırılması yolundaki katkılarınız, bizlere verdiğiniz destek ve duyduğunuz güven için sizlere teşekkür ederim.

2010 yılına global krizin etkilerinin ülkemiz lehine döndüğü bir ortamda giriş yapmıştık. 2009 yılı son çeyreğinde yakalanan büyüme hızı 2010 yılında da devam etmiştir. Bu yıl, yabancı yatırımcıların kaynaklarını değerlendirmek için ülkemize yöneldiği bir yıl olmuştur. Bu yolla sağlanan kaynaklar sayesinde 2010 yılında ülkemiz para piyasalarında olumlu gelişmeler gerçekleşmiştir. Öte yandan, yurt içi ekonomimizin en önemli dinamiği olan istihdam verilerine, 2009 son çeyreğinden itibaren başlayan olumlu gelişmeler yansımaya başlamış olsa da, ülkemiz açısından en büyük sorun olan işsizliğin çözülmesi hala önümüzdeki en önemli hedeflerden biri olmaya devam etmektedir.

Dünya ekonomisine baktığımızda, “yüzyılın krizi” olarak tanımladığımız küresel krizin etkisinin azaldığı anlaşılmaktadır. 2010 yılı boyunca finansal sistemin bir bütün olduğu ortak görüşünde mutabık kalan global ekonomiler, birleşerek ortak adımlar atmak konusunda önemli kararlar almışlardır. Dünya ekonomisinde riski artan ülkelere sağlanan teşvikler zaman zaman eleştirilerle karşılaşsa da, global ekonomik görünümdeki büyüme sinyalleri ülkelerden gelen verilere de yansımıştır.

Gelişmekte olan ülkelerde büyümenin etkisi belirgin bir düzelme olarak hissedilmekle beraber, Avrupa Bölgesinden de bu tabloya kısmen de olsa bir katkı sağlanmıştır. Öte yandan, küresek krizin merkezindeki ekonomi olan ABD’de 2010 yılında bankacılık sektörü ve Şirket bilançoları olumlu sonuçlarla ekonomik toparlanmanın başladığını göstermiştir.

Türk bankacılık sektörü, 2001 yılından itibaren geçirdiği yapısal değişimler sayesinde 2008 krizi sonrasında 2 yıl boyunca iyi bir performans göstermiş ve ülke ekonomisine olumlu katkıda bulunmuştur. Yüksek borçlanma oranlarına sahip, aktif devir hızı ve aktif karlılığı yüksek olan bankalar; sektör içi olumlu dinamikler ve düzenleyici reformların desteği ile 2011 yılında da güçlü yapısını sürdürecektir. Öte yandan bankacılık sektörü, 2011 yılı boyunca vade yapısından dolayı faiz oranlarındaki yükseliş riskine karşılık oluşabilecek faiz riskini gündeminde taşımaya devam edecektir. Bankalar güçlü özsermayeleri ile 2011 yılında kredilendirme ve yönetme kapasitelerini sürdüreceklerdir. Ayrıca, Merkez Bankası bankacılık sistemindeki gelişmeleri değerlendirerek yüksek kredibilitesi ve uyguladığı politikalarla hiç kuşkusuz sektöre destek vermeye devam edecektir.

Nurolbank olarak bir bankanın her kademesinde yöneticilerinin sahip olduğu iletişim becerilerinin, insan kaynakları yönetiminin, iş süreçlerinin hatasız olmasının, esnek organizasyon yapısının, kontroller ve denetimlerde uygulanan yöntemlerdeki şeffaflığın, bilgi teknoloji ve bütçeleme sistemlerinin kalitesinin toplamının bankaya artı değer katacak unsurlar olduklarını kabul eden yönetim anlayışımız doğrultusunda, sektördeki yerimizi güçlendirmeye ve hizmetlerimizi artırmaya yönelik kararlar almaya devam edeceğiz. Sektörde olumlu gidişatın devam edeceği yönünde beklentilerimizi koruyarak alacağımız kararlarda ve ileriye dönük risk yönetimi anlayışımızda, her zamanki gibi fırsatları değerlendirirken istekli ama aynı zamanda temkinli yaklaşımımızı da koruyacağız. Koşullara göre geliştireceğimiz çözümlerle ortaya çıkaracağımız yaratıcı yaklaşımların piyasa disiplinine uygun olmasını gözeteceğiz.

NURETTİN ÇARMIKLI

Yönetim Kurulu Başkanı