Genel Müdürün Mesajı
Değerli Paydaşlarımız, Küresel ekonominin 2025 yılına ait önemli konuları ticaret korumacılığı ve merkez bankalarının temkinli gevşeme politikalarıydı. ABD’de Donald Trump’ın göreve gelmesiyle Çin’e uygulanan yüzde 60 ve Avrupa’ya uygulanan yüzde 20 oranındaki gümrük vergileri küresel tedarik zincirlerinde maliyet enflasyonunu yeniden tetikledi. Bu nedenle FED faiz indirim döngüsünde daha temkinli davrandı. Siyasi tarafta, Washington’ın "Önce Amerika" doktrini NATO ve transatlantik ilişkilerinde yeni gerilim hatları oluştururken, bu belirsizlikler küresel sermayenin güvenli liman arayışını da besledi. Buna rağmen ABD ekonomisi, yapay zeka yatırımlarının yarattığı verimlilik artışı ve güçlü iç tüketimle 2025 yılını dirençli kapattı. ABD için büyüme tahminleri 2026 yılının başlamasıyla yüzde 2,4 seviyesinde seyrediyor.
Almanya ve Fransa'da yaşanan hükümet krizleri ve aşırı sağın yükselmesi gibi konular nedeniyle 2025 yılı Avrupa’da siyasi türbülansla geçti. Fransa’da Barnier hükümetinin düşmesi ve Almanya’da Şubat 2025’te gerçekleşen erken seçimlerin ardından kurulan koalisyonun uyguladığı harcama politikaları AB’nin mali disiplinini zorladı. 2026 yılına girerken, kıta üzerindeki siyasi belirsizliklerin az da olsa durulmasıyla sanayi üretiminde mütevazı bir toparlanma bekleniyor. IMF’nin 2026 vizyonu küresel büyümenin yüzde 3,2 seviyesinde yatay seyredeceğini öngörürken; Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmaların dondurulması veya diplomatik bir çözüme kavuşturulması için gösterilen çabalar 2026 yılının en büyük politik risk ve fırsat dengesi olacağını gösteriyor.
Çin ekonomisi 2025 yılı boyunca ABD gümrük vergilerinin baskısını hafifletmek için rotasını ASEAN ve Kuşak-Yol ülkelerine kaydırdı. BRICS blokunun genişlemesiyle birlikte ABD Dolarına alternatif bir ticaret ekosistemi kurma çabalarını hızlandırdı. Pekin yönetimi; iç piyasada gayrimenkul krizinin etkilerini sınırlamak için devasa teşvik paketleri açıkladı ve 2026 yılında yüzde 4,6 büyüme oranını yakalamak için tüketim odaklı daha fazla reform yapacağının sinyallerini verdi.
Gelişmekte olan ülkeler perspektifinden bakınca Hindistan, Batı ile olan stratejik ortaklığını güçlendirerek yüzde 6,5 ile 2025 yılının en hızlı büyüyen ekonomisi olma unvanını korudu.
Emtia piyasalarında 2026 yılı, değerli metallerin "altın çağı" olarak nitelendiriliyor. 2025 yılını rekorlarla kapatan ons altın, Ocak 2026’da 5.000 ABD Doları seviyesine ulaşarak küresel jeopolitik risklerin yarattığı endişeyi fiyatlamaya devam ediyor. Gümüş ise endüstriyel arz açığı ve yeşil enerji dönüşümü sayesinde 110 ABD Doları ile son on yılın en güçlü performansını sergiliyor. Enerji tarafında Brent petrol, 2026 yılı başında küresel talepteki yavaşlama sinyalleri ve artan üretim kapasitesi nedeniyle 70-75 ABD Doları bandında seyrediyor. Ancak Orta Doğu’daki vekil savaşlarının seyri, 2026 yılı boyunca enerji fiyatları üzerinde büyük baskı oluşturmaya devam edecek gibi gözüküyor.
2025 yılı Türkiye ekonomisi için rasyonel para politikası ve diplomatik normalleşme adımlarının meyvelerinin toplandığı bir yıl oldu. Kredi notumuzun artmasını takiben, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7’lik büyüme kaydedildi. Türkiye bölgesel gerilimlerde üstlendiği dengeleyici rolü ekonomik bir avantaja çevirdi ve doğrudan yabancı yatırım girişlerini artırdı. 2026 yılının başlangıcında TCMB'nin ihtiyatlı duruşu enflasyonun kalıcı bir düşüş izlemesini destekliyor. 2026 yılının genelinde Türkiye’nin yüzde 3,9 büyümeye devam etmesinin yanı sıra mali disiplini ve yapısal reformları da sürdürmesi bekleniyor.
Nurol Yatırım Bankası olarak; hem küresel hem de yerel ekonomik iklimde sağlam finansal verilerimiz, nitelikli çalışanlarımızla ülkemizin sürdürülebilir büyümesini desteklemeye her yıl olduğu gibi 2025 yılında da devam ettik. 2025 yılında kredi büyüklüğümüzü artırarak toplam 50.3 milyar TL seviyesine yükselttik. Kârımızı ise 5.4 milyar TL’ye çıkardık. Bankamızın 31 Aralık 2025 verilerine göre Sermaye Yeterliliği Rasyosu yüzde 22,70 olarak gerçekleşti. Ayrıca Bankamız, 2025 yılında yurt içinde toplam 38.7 milyar TL ve yurt dışında ise toplam 75.7 milyon ABD Doları tutarlarında ihraç gerçekleştirdi.
İştiraklerimizden Ortak Varlık Yönetim A.Ş. 2025 yılında toplam 5.7 milyar TL anapara büyüklüğünde tahsili gecikmiş alacak portföyü satın aldı ve 27.8 milyar TL toplam alacak büyüklüğüne ulaştı. Finansal sisteme yeniden kazandırdığı müşteri sayısı 130.000’e çıktı. Büyüme hızı artarak devam eden Ortak Varlık büyüklük açısından sektörde ilk 3 şirket arasında yer alma başarısını gösterdi.
2025 yılını başarıyla geçiren diğer iştirakimiz Nurol Portföy Yönetimi A.Ş.’nin portföy büyüklüğü bir önceki yıla (2024) göre yüzde 84 artışla 78.5 milyon TL’ye ulaştı. Bir önceki yıl 40 olan fon sayısı, 2025’te 62’ye çıktı. Net kârı ise yüzde 354 artarak 150 milyon TL’yi geçmiştir.
2025 yılının tüm bu başarılı finansal sonuçlarında değerli çalışanlarımızın katkısı var.
Bizlere duydukları güven için hissedarlarımıza, güçlü performansları için çalışanlarımıza ve yanımızda olan diğer tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Özgür Altuntaş Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür